18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlamaları İçin Farklı Öneriler

Bu yıl Çanakkale Zaferinin 102. yılını kutlayacağız. Bu kutlamalarda kullanacağınız bazı sunumlar hazırladım ve derledim. Ben bu törenlerin alışılagelmiş bir biçimde kutlama taraftarı değilim. Tarih bilinci zayıf yeni nesiller için farklı etkinlikler düzenleyerek millî bir şuur oluşturmalıyız. Daha önce Metin Özdamarlar’ın paylaştığı etkinlikler tam da bu yönde derlenmiş. Ben de onların arasından bazılarına burada yer vereceğim. Öncelikle aşağıdaki görselin çıktısını alıp öğrencilerin yakalarına asabilirsiniz.

 

Okulunuzun konferans salonu varsa duvarlarına o günü anlatan fotoğrafları asabilirsiniz. Çanakkale türküleri eşliğinde öğrencileri sınıf sınıf fotoğraf sergisini gezdirmeye getirebilirsiniz.

Şehit mektuplarından bir tanesini seçip sınıf sayısı kadar çıkartın ve zarflara koyun. Nöbetçi öğrenci sınıf sınıf dağıtıp “Dedenizden mektup var” diyerek o anda sınıfta olan öğretmene zarfı versin. Öğretmenler de çocuklara o mektubu okusun.

Birkaç öğrenci seçip onların eline asker kınası yakın. Daha sonra Kınalı Hasan’ın hikayesini öğrencilerden arkadaşlarına anlatmalarını isteyebilirsiniz.

İnternet’ten uygun fiyata Çanakkale Şehitliği şeklinde anahtarlıklar sipariş edip töreni izlemeye gelenlere hediye edebilirsiniz.

Sınıflarda ise akıllı tahtalarda Çanakkale sunusunu öğrencilere izletebilirsiniz. Bu sunuları aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

Yazımı bitirirken son olarak daha önce başka bir yerde okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:

Eğitim alanında uzman Japon heyeti, zamanın Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler’in de içinde bulunduğu bir heyetle Başbakan Turgut Özal’ın huzuruna çıkar ve davet üzerine geldikleri ülkemizde inceledikleri eğitimimizin gençlerimiz üzerindeki verimsiz sonuçlarını şu soğuk cümle ile ifade ederler:

-Gençlerinizde milli şuur eksiktir! Bu eğitimle gençlerinize milli şuur vermeniz de mümkün değildir!.

Şok etkisi yapan bu tespitten sonra sorular arka arkaya gelir.

-Siz Japonlar gençlerinize milli şuuru nasıl veriyorsunuz, nasıl bir eğitim programı uyguluyorsunuz? Bizimkinden çok mu farklı?

Japon heyetinin sözcüsü şu bilgiyi verir:

-Biz der, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı giden trenlere bindirir ve çok katlı yollardan geçiririz. En üstün teknolojiyi gösterir, robotlarla çalışan dev fabrikalarımızı gezdiririz. Bu baş döndürücü teknoloji karşısında sarsılan ve şoke olan çocuklarımıza deriz ki: -İşte gördüğünüz bu hızlı trenleri ve üstün teknolojiyi sizin atalarınız yaptı. Eğer siz daha çok çalışırsanız daha hızlı giden ulaşım araçları yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha modern fabrikalar kurarsınız… Sonra çocuklarımızı Hiroşima ve Nagazaki’ye götürüp düşmanın harap ettiği bölgelerimizi gezdirir ve bu defa da deriz ki: Bakın, eğer siz birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, işte düşmanlar sizin ülkenizi yakar, yıkar, bu hale getirirler. Ama birlik beraberlik içinde çalışırsanız, güçlü olursunuz, düşmanlarınız size saldırmaya cesaret edemezler. Artık birlik beraberlik içinde çalışmak ve çalışmamak konusunda kararınızı siz verin… Bu örneklerle çocuklarımız kendilerine gelerek iyi ve çalışan bir Japon genci olma yolunda milli bir şuur ve heyecanla okumalarını sürdürürler…”

Milli şuurla öğrenci yetiştirebilmek dileğiyle…

TAGS

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir